İkrar

İkrarın İspat Hukukundaki Yeri

İkrar

İkrarın İspat Hukukundaki Yeri

Hukuk Muhakemeleri Kanunu

İspatın konusu

MADDE 187- (1) İspatın konusunu tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar oluşturur ve bu vakıaların ispatı için delil gösterilir.

(2) Herkesçe bilinen vakıalarla, ikrar edilmiş vakıalar çekişmeli sayılmaz

İkrar

MADDE 188- (1) Tarafların veya vekillerinin mahkeme önünde ikrar ettikleri vakıalar, çekişmeli olmaktan çıkar ve ispatı gerekmez.

(2) Maddi bir hatadan kaynaklanmadıkça ikrardan dönülemez.

(3) Sulh görüşmeleri sırasında yapılan ikrar tarafları bağlamaz

 

İkrar, taraflardan birisinin aleyhine olarak ileri sürülen bir vakıanın doğruluğunu mahkemeye beyan etmesidir. Davada bir tarafça ileri sürülen bir vakıa iddiasının mahkeme önünde karşı tarafça ikrar edilmesiyle artık o vakıa taraflar arsında çekişmeli olmaktan çıkar ve bunun sonucu olarak ispatı gerekmez. Taraf gibi vekil de ikrarda bulunabilir. Bu beyan diğer tarafı ispat yükünden kurtarır artık bu olayın ispatına gerek olmaz. Bir kimsenin kendi ileri sürdüğü ve kendi lehine olan bir vakıanın doğruluğunu açıklaması ikrar sayılmaz. Bunun gibi bir tarafın ileri sürdüğü iddialara diğer tarafın cevap vermemesi, sükûtu ikrar sayılmaz.

İkrar sözlü ve yazılı olarak yapılabilir. Duruşma sırasında sözlü olarak yapılan ikrar mutlaka tutanağa yazılıp ikrar edene okunduktan sonra imza ettirilmelidir aksi halde ikrardan söz edilemez. İkrar yazılı olarak mahkemeye verilen dilekçelerde karşı tarafın ileri sürdüğü bir olayın doğrulanması şeklinde de olabilir.

Maddi bir hatadan kaynaklanamadıkça ikrardan dönülemez yani ikrar geri alınamaz. Bir kişi maddi hataya düşerek ikrarda bulunmuşsa maddi hatayı ispat ederek ikrarı hükümden düşürebilir. Islah yolu ile de ikrar hükümsüz kılınamaz. Ancak karşı tarafın muvafakatiyle ikrarın geri alınabileceği kabul edilmektedir.

İKRAR TÜRLERİ

Karşı tarafın ileri sürdüğü vakıanın doğruluğunun hiçbir ekleme yapılmadan beyan edilmesi basit ikrardır. (Evet davacıdan tabloyu aldım).

İkrar eden ileri sürülen vakıayı doğrulamakla berber karşı tarafça ileri sürülenden farklı bir vasfının olduğunu iddia ederse bu vasıflı ikrar yada gerekçeli ikrar olur. (Tabloyu aldım ama satılmadı bağışlandı).

İkrar eden karşı tarafça ileri sürülen olayı kabul etmekle beraber o vakıadan çıkarılmak istenen hukuki sonucun doğumunu engelleyen veya onu hükümden düşüren ya da kullanılmasına engel olan diğer bir vakıa ileri sürerse buna bileşik ikrar denir. Bileşik ikrar kendi içinde ikiye ayrılır. Bağlantılı bileşik ikrar ve bağlantısız bileşik ikrar.

Eğer ikrara eklenen vakıa ile ikrar edilen vakıa arasında doğal bir bağlantı varsa bağımsız değilse bağlantılı bileşik ikrar olur.(evet satın aldığım tablodan dolayı borçluydum ama borcumu ödedim.) buna karşılık ikrar edenin ikrar ettiği vakıa ile eklediği vakıa arasında doğal bir bağlantı yoksa bağlantısız bileşik ikrardan söz edilir. (Evet tabloyu satın aldığım için borçluyum ama davacıdan başka bir sebeple alacaklıyım ).

İkrarın bölünmesi; ikrar edilen vakıanın ispat edilmiş sayılıp ikrara eklenen vakıanın ikrarda bulunan karşı tarafça ispat edilmesi gerektiğini ifade eder. Basit ve vasıflı ikrarın bölünmesi söz konusu olmaz. Ancak bileşik ikrarda bölünen iki farklı vakıa olduğundan yeni iddianın ispatı gerekli olur.

Kaynak: (Medeni Usul Hukuku Temel Bilgiler -Hakan PEKCANITEZ, Oğuz ATALAY, Muhammet ÖZEKES,13. Baskı, Onikilevha Yayıncılık, İstanbul)

Stj.Av.Merve Çelik